SineTrend | House of Cards - Claire Underwood

4/18/2013


Michael Dobbs'ın kitabından uyarlanan Kevin Spacey ve David Fincher'ın yapımcısı olduğu 'House of Cards' dizisi gözünü başkanlığa diken hırslı bir politikacı olan Frank Underwood'un politika hayatını anlatıyor. Tabi sadece Kevin Spacey'nin muhteşem performansı için bile izlenebilir, o ayrı. Dizi yalnızca politik olaylar hakkında değil bir politikacının aile hayatı hakkındada fikir vermeye çalışıyor. Amerikan siyaseti, başkanlık sistemi, Washington'da çevrilen oyunlara biraz daha yakından bakmak isteyenlerin dikkatini çekmeyi başaran bir yapım olmuş. ''İktidar paradan çok daha değerlidir. Para, 10 yılda dökülmeye başlayan uyduruk bir binaya benzer en fazla. İktidar ise asırlardır ayakta duran o eski taş yapıdır.'' diyerek özlü sözlerini de araya sıkıştırmayı ihmal etmiyor. Özellikle aralarda Frank'in konuşmadan sadece kameraya muzur bakışlar atarak olan biteni ifade etme gücü ayrıca etkileyici kılıyor. İnsanların zayıf noktalarını çok iyi bilip bunu onlara karşı kullanmaktan hiç çekinmeyen acımasız politikacı Frank'in eşi Claire Underwood'a geçelim. 


House of Cards 'Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır' sözünü klişelikten bir tık öteye götürüp 'Her büyük adamın arkasında elini kana bulamış bir kadın vardır.'ı yaratıyor. Robin Wright önemli bir insan olmayı kafasına takan ve bunun için mutsuzluğu bile göze alan Claire'i canlandırıyor. Dizideki stili ve duruşuyla 'Ejderha Dövmeli Kız'da canlandırdığı dergi ortağı Erika Berger arasında biraz benzerlik sergiliyor gibi. Claire kısacık saç kesimiyle feminen seksi havasını taşımayı başarıyor. Frank Underwood gibi bir adamın eşi olduğu için bile dikkatleri üzerine çekerken en zor anlarda soğukkanlılığı koruyan, pasif-agresif tavırlarıyla karşısındakine mesaj vermekte başarılı biri. 'Şeytan Prada Giyer' ise Claire Underwood Louboutin giyiyor. Keskin ve güçlü yanını ön plana çıkaran kıyafetlerinin tamamlayıcısı olarak YSL in klasik çantalarından vazgeçmiyor.  


Claire gibi soğukkanlı bir kadını rengarenk giysiler içinde görmeyi beklemek anlamsız olurdu. Gri, siyah, bej ve beyaz gibi nötr renklerden vazgeçmeyen Claire'in elbiselerinde, etek-ceket takımlarında, trençkot ve paltolarında da bu renk hakim. Aksesuar kullanımını minimal düzeyde tutarak, straplez elbiselerini kısa saçlarıyla birlikte ön plana çıkarıp iddialı duruşunu destekliyor. İşyerinde kalem etek, oxford gömlek ve ceket takımlarıyla arzı endam eden bu kadın stiline kemik çerçeveli gözlükleri de ekleyince kişiliğini ve dişiliğini vurgular güzellikte bir karışım yaratmayı başarıyor. Peplum trendinden geri kalmayıp siyah-beyaz ikilisiyle bunu kendi stiline uyguluyor. Sabah koşusunu eksik etmeyen 46 yaşındaki Mrs.Underwood fit vücuduyla ne giyse taşımayı başarabilenlerden. Bu saç kesiminin kendime yakışacağına bilsem kestirmede pek tereddüt etmezdim açıkçası.:) 

Dizideki gazeteci Zoe Barnes, Sivil Yardım kuruşulu yöneticisi, minimalizmin doruklarında dolaşan Claire'ın davette giydiği L'Wren Scott'ın gümüş rengi straplez elbisesini çelik bir zırha benzetmeyi bile başarıyor.

Bu Haberlerde İlgİnİ Çekebİlİr

0 YORUM

Facebook

Pinterest